Obezite Tedavisi ve Cerrahisi

Obezite Nedir ? 

Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık, vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fiziksel aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar.

Obezitenin Nedenleri ?

  • Fizik aktivite azlığı, hareketsizlik.
  • Beslenme alışkanlıkları yada yağlı yiyeceklerle beslenme, aşırı yemek yeme.
  • Alınan bazı ilaçlar ve hormonlar
  • Hormon hastalıklar
  • Yaş ile birlikte artma
  • Kadınlarda erkeklere göre daha sık (doğumda alınan kilolar)
  • Doğum sayısı arttıkça artar
  • Evlilik sonrası
  • Sigara bırakanlarda
  • Alkol alanlarda şişmanlık daha fazla görülür

Obezitenin Sonuçları ?

  • Kronik kalp hastalıkları riski artar.
  • Astıma neden olabilir.
  • Ateroskleroz riski artar.
  • Hipertansiyon riski obez olmayanlara göre 3 kat artar.
  • Tip 2 diyabet görülme riski artmaktadır.
  • Depresyon ve gut’a neden olabilir.
  • Obezite ölümcül inme riskini arttırır.
  • Ayak ve diz eklemlerinde osteoartrit gelişebilir.
  • Libido ve potansta azalma meydana gelebilir.
  • Erkeklerde kolon, rektum ve prostat Ca riski artmıştır.
  • Reflü özofajit ve hiyatus hernisi daha sıktır.

Obezite Hesaplama

Obezite için en yaygın kullanılan ölçüm, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ya da İngilizce adıyla “Body Mass Index” (BMI) ve bel çevresi ölçümüdür. VKI, vücut ağırlığının (kg), boyun karesine (m²) bölünmesi ile hesaplanır. Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber, VKI kullanımı, çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermez, bu nedenle kullanılmamalıdır. Sağlık otoriteleri, VKI değerlerini, normal kilolu, fazla kilolu ve obez şeklinde gruplara ayırmışlardır.
18.5 kg / m²’nin altında olanlarZayıf
18.5-24.9 kg / m² arasında olanlarNormal kilolu
25-29.9 kg / m² arasında olanlarFazla kilolu
30-39.9 kg / m² arasında olanlarObez (şişman)
40 kg / m²’nin üzerinde olanlarİleri derecede (morbid) obez

Obezitenin görülme sıklığı

Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Amerika ve avrupa ülkelerinde obezite oranı %30-35 arasındadır. Ülkemizde de diğer dünya ülkelerinde olduğu gibi obezite görülme sıklığı gün geçtikçe artmaktadır. Yapılan “Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010” çalışma raporuna göre Türkiye’de obezite (VKİ ≥30) sıklığı ı Erkeklerde %20,5 Kadınlarda ise % 41,0 toplamda % 30,3 olarak bulunmuştur. Bunların % 3’ü morbid obezdir (VKİ ≥40).

Obezite eğilimi özellikle çocuklar ve adölesanlarda alarm verici düzeydedir. Çocukluk çağı obezitesindeki yıllık artış giderek büyümektedir. Bugün gelinen noktada çocukluk çağı obezitesi prevalansının 1970’lerdeki değerlerden 10 kat fazla olduğu bildirilmektedir. Dünya saglık örgütü verilerini göre gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde  çocukların ve adölesanların yaklaşık %20’sinin fazla kilolu olduğu ve bunların üçte birinin obez olduğu belirtilmektedir.

Obezitenin giderek yaygınlaşarak halk sağlığı sorunu haline gelmesi, tüm dünyada obezite ile mücadele çalışmalarının başlamasına neden olmuştur.

Obezite Tedavisi
Diyet Tedavisi

Obezitenin tedavisinde diyet anahtar rol oynamaktadır. Obezitede diyet tedavisi ile: VKİ’ nin 18.5-24.9 kg/m2 düzeyine inmesi hedeflenmelidir. Diyet tedavisinde enerji alınmasını azaltmak için hastanın halen aldığı günlük kalorinin 500-1000 Kkal azaltılmasıyla ile başlanmalıdır.

Sonra günlük kalori 1500-1600 kkal ile sınırlandırılır. Uygulanacak zayıflama diyetleri yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalıdır. Amaç, bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırılması ve bu alışkanlığını sürdürmesidir.
Kilo kaybı sonrası yaşam boyu kilonuzu korumak için, yağ  ve kalori alımını sınırlayıp ayrıca da egzersiz yapmak gerektiğini unutmayın.

Küçük miktarlar dışında aşağıdaki yüksek yağlı gıdalar ve şekerli içeceklerden kaçının

  • Mayonez
  • Ekşi krema
  • Krem peynir
  • Pasta, kek, börek
  • Rafine (beyaz) ekmek
  • Kuruyemiş (yağ)
  • Avokado (yağ)
  • Tam yağlı süt
  • Tereyağı, margarin
  • Fıstık ezmesi (yağ)
  • Tam yağlı peynir
  • Hazır salata sosları
  • Patates salatası
  • Makarna, pirinç pilavı
  • Dondurma
  • Kuyruk yağı
  • Kızarmış gıdalar
  • Pastırma, sosis, sucuk
  • Patates cipsi
  • Donat
  • Bütün yağlar (zeytinyağı, ayçiçeği  yağı vb – aşırıya kaçmadan kullanın)
  • Şekerli içecekler
  • Soslar
  • Muffin
  • Kraker, bisküvi
  • Alkol (bira dahil)

Egzersiz obezitenin önlenmesinde ve tedavisinde diğer tedavi yaklaşımlarına yardımcı önemli bir yöntemdir. Diğer yöntemlerin başarısı için egzersiz şarttır. Fiziksel aktivite yağ dokusu ve karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı gibi, diyet yapıldığında görülebilen kas kütle kayıplarını önler. Egzersiz tedavisi, diyet tedavisini destekleyici nitelikte olup bireylerin diyet sonrası da geri kilo almaları engelleyebilmektedir.

Obez bireyde, egzersiz programının uygulanmasında dikkat edilmesi gereken en önemli konular, enerji harcamasını artırırken yaralanma riskinin en düşük düzeyde tutulmasıdır. Önerilen egzersiz programı, bireye özgü olmalı, eğlenceli, uygulanabilir ve bireyin günlük yaşam alışkanlıkları ile uyumlu olmalıdır.

Obezite tedavisinde kullanılacak ilaçlar hafif ve orta derecede obezler için uygun değildir. Kullanılan ilaçların, sağlık yönünden güvenirliliğinin saptanmış olması, obeziteye neden olan etiyolojiye uygun bir etki göstermesi, kısa ve uzun dönemde önemli yan etkisinin olmaması ve bağımlılık yapmaması ve bu tür ilaçların mutlaka hekim tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerekliliği büyük önem taşımaktadır.

Obezite tedavisinin başarılı olması için hastanın ilaç tedavisinin yanı sıra diyet tedavisi ve egzersiz tedavisini sürdürmeyi kabul etmesi ve düzenli olarak kontrollere gelmesi gerekmektedir

Mide balonu silikon denilen bir sentetik maddeden yapılmıs balon şeklinde bir tıbbi protezdir. Mide balonunun üretiliş amacı, mide içinde şişirildiğinde (400-500 ml) bir hacim oluşturarak mide hacmini azaltmaktir. Böylece mide balonu olan insanlar normalden çok daha az yemek yedikleri halde çok kısa sürede tokluk hissi duyarlar. Mide balonu tamamen yapay plastik maddeden üretildiğinden dolayı mide içinde erimez. Ancak belli bir süre midede kaldıktan sonra mideden çıkartılması gerekmektedir. Mide balonlarının birçoğu için bu süre genellikle 6 ay kadardır. Ancak farklı ticari markaların farklı mide balonu modelleri 12 aya yakın sürelerde de midede kalabilmektedir. Mide balonu uygulaması en kolay zayıflama yöntemidir. Açlık hissini bastırmak ve diyette önerilen porsiyonlarla tokluk hissine ulaşmak çok zordur. Mide balonu az miktarda yemek ile erken tokluk hissi sağlar.

Cerrahi Tedavi

Bu yöntemde midenin 2/3 si laparoskopik olarak cıkarılmaktadır. Normalde mide hacmi 800-1000 ml dir.Sleeve gastrektomiden sonra mide hacmi 250-300 ml kadar küçülmektedir. Bunun anlamı hasta ameliyat öncesi yiyebildiğinin ancak 1/4 ini yiyebilmektedir. Sleeve gastrektominin diğer bir etkisi de ameliyet sonrası açlık hissinin azalmasıdır. Açlık hissi veren hormone (Ghrelin) büyük ölçüde midenin cıkarılan bölümünden salgılanmaktadır. Dolayısıyla ameliyat sonrası Ghrelin hormone seviyesi düşmekte ve iştah azalmaktadır.

Mideye bir veya 2 kat dikiş konularak mide hacminin % 70 oranında küçültülmesidir. Dolayısıyla hastalar yediklerinin 1/3’ ini yediklerinde doyarlar. Plikasyon işleminde mide sleeve gastrektomide olduğu gibi zımbalanıp çıkarılmaz, sadece kendi içine katlanır. Bu nedenle geri dönüşebilir bir işlemdir. Komplikasyon ve riskleri diğer yötemlere göre daha azdır.

Midenin yemek borusu ile birleşim yerinin hemen altından yaklaşık 50-60 ml. hacim kalacak şekilde mide zımbalanarak 2 ayrı parçaya ayrılır. Daha sonra ince barsağın yaklaşık 100 cm si sindirim dışı kalacak şekilde ince barsak ile bu yeni oluşturulan mide haznesi arasına yeni bir ağız yaratılır. Böylece hem midenin alabileceği gıda çok sınırlandırılır hem de ince barsağın emilim yüzeyi yaklaşık % 30 oranında azaltılmış olur. Alınan gıda küçük keseyi doldurduğunda hızlı doyma hissi oluşur.

Orta  Dereceli (%10) Kilo Kaybının Sağladığı Yararlar Şunlardır :

  • Tüm nedenlere bağlı ölümlerde %20 azalma
  • Diyabete bağlı ölümlerde %30 azalma
  • Açlık kan şekerinde %50 azalma
  • Kalp-damar hastalığına bağlı ölümlerde %20 azalma
  • Yaşam kalitesinde belirgin iyileşme
  • Depresyonda belirgin düzelme

 

Fazla kiloların %60-70 ‘inin verilmesiyle obeziteye bağlı oluşan aşağıdaki hastalıklarda % 60-85 oranında iyileşme olur.

  • Astım
  • Hipertansiyon
  • Reflü hastalığı
  • Yüksek kolesterol
  • Diz ve ayak ekleminde osteoartrit
  • Uyku apnesi
  • Tip 2 diyabet
  • Depresyon

Obezite hastalığı gibi obezitenin tedavisi de oldukça komplikedir. Bütün hastalara tek bir tedavi yerine her hastaya uygun bir tedavi düzenlenmelidir. Bu da multidisipliner bir ekip çalışmasıyla mümkündür.